bi dost.
Ekim 20, 2009
.
.
” Öyleyse bu duman adamlar insan degiller mi? “
” Hayir, sadece insan seklinde görünüyorlar. “
” O halde ne bunlar? “

” Aslinda birer hic! “
.momo.michaelende.
korkular da benim, umutlar da.
Temmuz 6, 2009
Gecen yil ilk defa gittigim köyümdeki ilk sabahimda, elime ilk defa aldigim orakla, ayagima ilk defa giyindigim ayakkabiyla, ilk defa adım attigim tarlada, hayatimin ilk hayata döndürme organizasyonuna katilmistim. Kendini bilmez yabandomuzu, koca misir tarlasini talan etmis bir gece ansizin, belki de gelisimi kutlamak istemisti bu sekilde, bildigi en iyi yöntemle; yok ederek. Bana da, kizinin karsisinda aglayan babaymiscasina mahcup yerle yeksan misirlari temizlemek düştü. Sehirden ciktim köye havasinda, lâkin güzeldi. Toprak, böcük, negatif iyonlardan arinma, acik hava, heyecanindan kani kaynamis hayvanin naciz bedeninin hangi degirmenin dibinde oldugu..
Büyümek de böyle biraz. Koca bi bosluga, tarlan gözüyle bakarsin, türlü türlü hayallerle donatir, besler büyütür, gözünden sakinarak meyvelerini bekler durursun. En güzel korkulugu dikersin tepelerine, kimse kiymasin göznuruna diye. Günler geceler haftalar onbestebirler üc aylar derken kazik kadar olursun. Beklenti denen zehirli sarmasiklar da tarlanin davetsiz misafirleri olmustur. Olsun, hepsi senindir. Derken; kendini bilmez yabaninsani, gözünün yasina bakmadan, hic tanimadan seni belki ve ne yaptigini bilmedem fütursuzca yakar yikar o büyülü bahceyi. Basta anlayamazsin durumun vehametini. Gece gelmis, talan etmistir ama henüz fark edememissindir. Her gecenin varmis ya hani sabahi; senin düsmanin da bu sabahlardan biri oluverir. Kacamazsin gercekten cünkü sabah da en az lime lime edilenlerin kadar gercektir ve vakit yüzlesme vaktidir. Elde, avucta, tüm hasmetiyle bir korkuluk balkabagindan kafasiyla.. Kac geceyarisina meydan okumus, balo arabasina dönüsememis bir türlü.. Ve bikaç susam kirintisi, sarmasik kalintisi.. Simsiyahtir artik harabeden bozma tarlan, ne eksen yesermez, yanmis, kara kara olmus her zerresi.
Ne demistim? He; büyümek böyleydi. Onun da dedigi gibi; geriye sadece yarim yarim biseler, öznesiz cümleler, kazayaklari, mor halkalar.. Ve daha cok adalara dalmalar.. Göz dalmasi misafir derler buralarda. Rica ediyorum, gelmesin böyle olcaksa.
Fonda Bülent Abla; dogumgünüm bana geldigin gündür ile sesleniyor tüm gönül dostlarina
Iyk.

cok gevezeysem hadi kapat cenemi.
Temmuz 2, 2009

Simdi seni anliyorum, bsbbd. Yaklastikca herkes, hersey cirkinlesiyo, böyle uzak daha iyi derdin. Öyle. Bu yüzden daha fazla direnmedim bozuk gözlerime. Uzagi kit görüyodum ve yaklasmak zorunda kaliyodum herseye.. Sonra da cirkinlesecegi ani bekliyodum oldugum yere cökerek . Sonunda aldim bi gözlük.. Uzaktan, net.. İyi böyle..
Gafil anima denk geldi bsbbd, takmamisim, yakinlasmak zorunda kalmisim. Mum gibi eridi yine güzele benzer ne var ise.. Neden? Cünkü yaklastim.
Aci cekmelerini degil, ölmelerini istiyorum diye eklerdin. Seni mi kircam? Ölsünler.
Evet, aynen böyle.
.aksamüzeripersembebazari.
Dedin ki; dikkatetsadigimdirsadecekendime.
Temmuz 2, 2009
Taze bitmis binalarin, ilk birkac sene yerine alisma, topragi sevme, kendini tanima, uyum saglama gibi bazi pek möhim emellere ulasmak icin minnik sarsintilar gecirdikleri; buna müteakiben, pergelleri üzerinde sampuan reklamlarında kara sacli oglanin var gücü ile asildigi, halatmiscasina kopmayan pirilsaclar kadar saglamlastiklari söylenir. Bu sekilde söylenmese de, mesele kismen böyledir.
Simdi bi düsündüm de; ne kadar da kendimi gördüm bu örnekte. Bir grup artci şokella beni adam etme bahanesi ile savurup durdu, duruyor ama durmak bilmiyor. Niçün? İçerdeki taslar yerine otursun, kopan firtinalar piril-halat-sac misali kopmaz olsun, oldugum yere cakilayim, sallanayim ama kapaklanmayayim, en fazla dizlerimi asindirayim ve dahî heybetime heybet katayim, diye.

Sonra, seninle bu möhim meselede nasil da talihsiz bir bicimde benzestigime sahit oldu beynimin kivrimlari&kurtcuklari. Yok, sahsen degil; örnek bakimindan, kismen.
Seni koydugum ya da senin kendini koydugun o yerde, basina gelen sarsintilar “düsman basina” dedirtiyor, saglamlastirmak yerine dibe, hak ettigin kemik cukuruna cekiyor. Böylelikle yavru kurbagacim, prensesin öpmeden, sen aslina; hain zombi kiligina geri dönüyorsun. Artci şokellalar sana tsunami tadinda darbeler vuruyor, kafani kaldiramiyorsun bu belâdan, belalimm.
Yardima ihtiyacin varsa; bir himalaya kadar yakinim. “Siz” dedirtecek kadar saygin olmayi becerebilse idin eger, daha afili bir yardim sloganim vardi senin icin. Merak mi ettin? Kiyamam. O halde “Caresizseniz sayin bayim, care sizsiniz.” Senin kadar basit.
Durma, careler ara. E mi?!
firtina evveli biseyler.
Haziran 30, 2009

o degil de canim,
bu kirazın üstündeki deliklerden tiksinirdim evvelden ben, kurt olur da icime düsüverir diye.. simdi öyle mi? hayır. deligi gedigi varsa daha bi sevkle yiyorum, icime düsen kurtlarin sayisi yok ya, bi yenisi daha eklenmis ne cikar.. ne cikcagindan sana ne hem? söyle bakalim hele bi.. bundan sana ne ?
ikna edebilirsen söylerim, söz.
sözüm söz.. seninkine benzemez.
seninkine benzerse atlarim suraciktan 7 kat assagi, vinc de kurtaramaz.
bu böyle.