sevmedim, sildim.

tirtil.

Eylül 9, 2009

daha önce sana ne kadar korkak oldugumdan bahsetmis miydim acaba? unutkanim, korkagim, cogu zaman berbatim, sümüklüyüm, ne mutlu bana.

hayir, yetmezmis gibi korkakligima bi de tirsma hali eklendi. “ayni sey degil mi zaten? ” deme, degil. bu daha korkunc. dört dönebiliyosun bazen napsam-netsem diye, sonra ilacini farkedip ahtapot kollarinla ona sariliyosun, kanini emiyosun, sömürüyosun. giki cikmiyo.

gik.

cok  sükür.

adresim ayni.

Temmuz 18, 2009

Kendimi yine biseler isterken buldum. Sasirdin mi, ha? Sasirma. Alisma. Bekleme. Yap! Neyi mi? Geregini.

Mektup istiyorum. Haydan gelip huya giden degil. Oralardan taa buralara kosar adim gelen. Sonra o mektubu yenmis tirnaklarim ve titrek ellerimle gidip posta kutusundan bizzat almak istiyorum.  Titrek ellerime titresim katmak, kizarip bozarmak istiyorum. Uca uca eve cikmak, en -son ütücü- halimle yapilacak ne kadar ütü varsa ütmek, bal döküp yalamaya elvericek sekilde temizlik yapmak, 34 kap yemek pisirmek, en aptal 3 rengi birlestirerek üzerimde, kendimi sokaga atmak istiyorum. Bunca hengâme canimcicimmektubunu ertelemek icin. Hastayim ben cünkü. Böyle olunca tadina daha bi varirmisim gibi geliyo..

kabiliyetsizböcük.

Ne ise.. Sonra vurucam kendimi deniz kiyisina. Picnic örtümü almadim, olsun. Cimlere yayilcam. Yan gözle bakanlara kem gözlerimle ölümcül bakislar firlaticam ve kafalari yarilcak, evet. İtina ile gül kurusu zarfi acicam. Cikarticam mis kokulu canimcicimmektubunu, hep yaptigim gibi önce hizli hizli okuycam. Sonunu merak edicem, acele edip ecele gidicem. Kötü bise yokmus diye bi ohh! cekip basa dönücem. Temiz hava sahasina bir darbe vurucam.

Ve.. Her satirini beyincigime kaziycam. Yaklasik 3 saat 28 dakika gözüm bi adalara bi canimcicimmektubuna bakicak. Dördüncü saatte biraz zirliycam ve bir darbe daha.. Sonra toparliycam pilimi pirtimi ve ne biraktiysam geriye hepsini. Ayyas olcam sokaklari arsinliycam. El yazin elimde, evin yolunu zor bulcam. Bulmasam ne olur ki hem? Hic.

Bana bi dolmakalem lütfen. Cevap yazicim.

top.

Temmuz 29, 2008

çok yazık deseler de içleri gitse, gözleri üstümde kalsa hiç de yakışmamış deseler

boşa konuşsalar, vız gelse tırıs gitse, bunu bilseler, kudursalar.

baksam. ve hep baksam. haketmek üzerine bikaç saniye düşünsem sonra kendimi tokatlasam

geç bunları artık desem. hayalimi özlesem. elinde bi buketle gelsen. her bir dalında minik toplar olanBalloon watermarked

toplar sürpriz “çukulta”nın toplarından olsa

biraz elips belki dünyayı andıran biraz

açamasam ellerimle, ısırarak açabilsem. bi daha kapatamasam topları. açılan top artık top değildir zaten desem, yeni bişey olsa bu benim için

birbirinden ayrılmış 2 yarım olsa mesela, birleştirmek de pek işime gelmese.

topun içinden etrafa yayılan dumanlar-sisler kokulu olsa, zamanın birinde olmadık yerlerde hayalini kurduğum herşey karşıma dikilse

bütün bunları bana parlak, yamuk, şeklen dünyaya benzeyen, içerik olarak ondan çok ayrı olan (iyi ki de öyle olan) toplar sunsa

bi top bana bunları verebilse

ben de küçük şeylerle yetinmenin, mutlu olmanın ne demek olduğunu göstersem şeklen benzeri olan şeye topumun.

topunun ağzının suyu aksa, silerken parmaklarını doğrasalar.

7.7.08

kural1.

Haziran 28, 2008

evir çevir beni

çekip çevir beni

adam et, oldur beni

öldür beni.

yirmialtı.altı.sıfırsekiz