Dedin ki; dikkatetsadigimdirsadecekendime.
Temmuz 2, 2009
Taze bitmis binalarin, ilk birkac sene yerine alisma, topragi sevme, kendini tanima, uyum saglama gibi bazi pek möhim emellere ulasmak icin minnik sarsintilar gecirdikleri; buna müteakiben, pergelleri üzerinde sampuan reklamlarında kara sacli oglanin var gücü ile asildigi, halatmiscasina kopmayan pirilsaclar kadar saglamlastiklari söylenir. Bu sekilde söylenmese de, mesele kismen böyledir.
Simdi bi düsündüm de; ne kadar da kendimi gördüm bu örnekte. Bir grup artci şokella beni adam etme bahanesi ile savurup durdu, duruyor ama durmak bilmiyor. Niçün? İçerdeki taslar yerine otursun, kopan firtinalar piril-halat-sac misali kopmaz olsun, oldugum yere cakilayim, sallanayim ama kapaklanmayayim, en fazla dizlerimi asindirayim ve dahî heybetime heybet katayim, diye.

Sonra, seninle bu möhim meselede nasil da talihsiz bir bicimde benzestigime sahit oldu beynimin kivrimlari&kurtcuklari. Yok, sahsen degil; örnek bakimindan, kismen.
Seni koydugum ya da senin kendini koydugun o yerde, basina gelen sarsintilar “düsman basina” dedirtiyor, saglamlastirmak yerine dibe, hak ettigin kemik cukuruna cekiyor. Böylelikle yavru kurbagacim, prensesin öpmeden, sen aslina; hain zombi kiligina geri dönüyorsun. Artci şokellalar sana tsunami tadinda darbeler vuruyor, kafani kaldiramiyorsun bu belâdan, belalimm.
Yardima ihtiyacin varsa; bir himalaya kadar yakinim. “Siz” dedirtecek kadar saygin olmayi becerebilse idin eger, daha afili bir yardim sloganim vardi senin icin. Merak mi ettin? Kiyamam. O halde “Caresizseniz sayin bayim, care sizsiniz.” Senin kadar basit.
Durma, careler ara. E mi?!